Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Hemşirelik Yüksekokulu Öğretim Üyesi Trabzonlu Yrd. Doç. Dr. Evşen Nazik, 30 yaşından önce hemşireyken akademik kariyerini tamamlayarak en genç hemşire doçent olma ünvanına kavuştu.

Hemşirelik birey, aile ve toplumun sağlığını koruma, geliştirme, bozulan sağlığı yeniden kazanma ve rehabilitasyonunu sağlama amacıyla hizmet veren bir meslek grubu. Hemşireler bu hizmeti bakım verme, yönetim, eğitim, araştırma ve danışmanlık gibi rolleri ile gerçekleştiriyor. Ancak Çukurova Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu yönetim kadrosunda yer alan Evşen Nazik, hemşire ve yönetici olmanın yanı sıra bir de akademik kariyer yaparak Türkiye’nin en genç hemşire doçenti ünvanına sahip oldu.  1981 Trabzon doğumlu olan Yrd. Doç. Dr. Evşen Nazik, ilkokul, ortaokul ve liseyi Trabzon’da tamamladıktan sonra Gazi üniversitesi Çorum Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü’nden 2001 yılında mezun oldu. 2005 yılında Atatürk Üniversitesi Doğum, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı’nda yüksek lisans, 2009 yılında aynı anabilim dalında doktora eğitimimi tamamlayan Türkiye’nin en genç Hemşire Doçenti Unvanına sahip akademisyeni Evşen Nazik, Atatürk Üniversitesi Erzurum Sağlık Yüksekokulu ve Çukurova Üniversitesi Adana Sağlık Yüksekokulu’nda araştırma görevlisi olarak görev yaptı. Yrd. Doç. Dr. Nazik, 2011yılında ise Türkiye’nin en genç hemşire doçenti oldu.

KADIN OLMANIN ÖNEMİNİ KAVRADIM

Akademik kariyeri ile ilgili bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Evşen Nazik, hemşirelik bölümünde okurken, kadın olmanın önemini daha iyi anlayarak ikinci sınıfta bu alanda akademisyen olmaya karar verdiğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Nazik şunları kaydetti: “Üniversitede hemşirelik bölümü 2. sınıfta iken akademisyen olmaya karar vermiştim. Doğum, kadın sağlığı ve hastalıkları hemşireliği dersini alırken kadın olmanın önemini, değerini daha iyi kavradım. Bu derste kendimi mutlu hissediyor ve ders çalışırken keyif alıyordum. Yurtta arkadaşlarımla, evde annemle, kardeşlerimle, akrabalarımla bilgilerimi paylaştıkça faydalı olduğumu hissediyordum. Mezun olmadan bu dalda uzmanlaşmak istediğimi fark ettim. Daha sonra lisansüstü eğitim için Atatürk Üniversitesi’ne başvurdum. Nedenini bilmiyordum ama hep 35 yaşından önce doçent olmak istiyordum. Sanırım hedefi olunca, ona ulaşmak için elinden geleni yapabiliyor insan.” Doğum, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı’nda yüksek lisans ve doktorasını tamamlayan Yrd. Doç. Dr. Nazik, yüksek lisans tezinde gebelerin gebelik süresince yaşadıkları yakınmalarla baş etme yöntemlerini araştırdığını, doktora tezinde ise hemşirelikte bakım modellerinden biri olan, Orem’in öz bakım modelini kullanarak doğum sonu bakımı verdiğini söyledi. İlk doğumunu yapan 63 kadını 7 hafta boyunca evlerinde takip ettiğini anlatan Yrd. Doç. Dr. Nazik, lisansüstü eğitimimde gebelik ve doğum gibi konularla ilgilendiğini, şu anda ise jinekolojik kanserlerin ilgisini çektiğini ve bu alanda daha fazla bilimsel çalışmalar yapacağını ifade etti.